
MUTLULUĞUN KİMYASI
— 28 October 2014 0 5829Bir ilişkinin, mekanın ya da olayın “kimyasının iyi olduğu” konusunda sık sık konuşuruz. Birçok tıbbi bilimci, “iyi bir kimyanın” olumlu duygular ve sağlık anlamına geldiğini; “kötü bir kimyanın” ise olumsuz duyguları ve sağlıksızlığı ifade ettiğini kabul eder. Duyguların ve sağlığın fizyolojisi, bizi olumlu ya da olumsuz etkileyen çok sayıda unsurla değiştirilebilir. Özellikle en çok önemsediğimiz duygu durumumuz olan mutluluğumuzu etkileyenler yani mutluluğun kimyasını belirleyen unsurlar vücudumuzda üretilen bazı hormonlardır. Eğer siz de bu hormonların neler olduğunu ve işlevlerini merak ediyorsanız, nörotransmitterlerin dünyasına hoşgeldiniz.
Öncelikle nörotransmitterlerin ne olduğundan bahsedelim. Nörotransmitter; iki sinir hücresi arasındaki boşluğa yerleşmiş ve bu sinir hücreleri arası bağlantıyı sağlayan kimyasal bir maddedir. Sayesinde milyarlarca sinir hücresi birbiri ile bağlantı kurar. Kalp atışlarını ve kan akışını hızlandırmak nörotransmitter kimyasallarının önemli görevlerindendir. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, eksikliğinde kanımız sinir sistemine ulaşmakta zorluk çekeceği için doğrudan sinir sistemini etkileyemez. Nörotransmitter maddenin azalması veya çoğalması sinir sisteminde ve dolayısıyla ruh halimizde, vücudumuzda karışıklıklara neden olabilir. Gün içinde karşılaştığımız her olay için farklı tepkiler vermemizi sağlayan ve duygu durumumuzu doğrudan etkileyen önemli nörotransmitterlerin başında; dopamin, seratonin ve endorfin hormonları gelir. Vücudumuzdaki herşeyin bir denge halinde olduğunu ve dışarıdan etkilerle bu denge ile oynandığında olumsuzluklar yaşayabileceğimizi hepimiz biliyoruz.
Duygularımızı, hareketlerimiz, zevk ve acı algılarımızı etkileyen nörotransmitter olan dopamin, beynin derin orta bölgesinde substantia nigra denilen kısımda bulunur ve sinir sistemini doğrudan etkiler. Eksikliği halinde; dikkat dağınıklığı, depresyona neden olurken, şizofreni, parkinson, huzursuz bacak sendromu dediğimiz hastalıklara da zemin oluşturur. Dopaminin fazlalığında da aynı rahatsızlıklar daha şiddetli olarak karşımıza çıkar. Bununla birlikte dopamin kimyasalının salgılanmasını arttırmak ve duygu durumunu iyileştirmek için tabiiki yapılabilecekler bulunmakta. Uzmanlarca hareket etmek, balık, fındık ve fıstık gibi besinleri tüketmek dopamin salgısının artmasına yardımcı olmaktadır.
Serotonin
Kimyasal Formülü: C10H12N2O
Adlandırması: 5-Hidroksitriptamin/
3-(2-aminoetil)-1H-indol-5-ol
Dopamin
Kimyasal Formülü: (C6H3(OH)2-CH2-CH2-NH2)
Adlandırması: 4-(2-aminoetil)benzen-1,2-diol
İkinci olarak; mutluluk hormonu adıyla da bildiğimiz seratonin hormonu duygu durumu, uyku ve iştah üzerinde önemli rol oynar. Yorgunluk, stres, yemek, bulunulan ortamdaki ışık düzeyi gibi faktörlerin tamamı vücudumuzdaki serotonin düzeyini etkilemektedir. Özellikle stres ve kan şekerinin azalması mutluluk hormonunun üretimini minimuma düşürürken, oksijen ve içinde aminler bulunan gıdalar üretimi arttırmaktadır. Günümüzde yapılan çalışmalar sonucunda depresyon, migren, obsesif kompulsif bozukluk, obezite ve hiperaktivite gibi birçok hastalığın temelinde de serotonin düzeyindeki dengesizliğin olduğu düşünülmektedir. Bu olumsuzluklardan kurtulmak için vücuttaki serotonin salgısını arttırıcı gıdalar almak gerekmektedir. Serotonin yapımını arttıran besin öğeleri omega-3 yağ asidi, triptofan (bir amino asit), magnezyum ve çinkodur. Triptofan içeren besinler ise, yumurta, badem,tavuk, soya, süt ve süt ürünleri, mandalina, muz, kakao, susam, fıstık, biftek, un, kahvaltılık tahıllar ve tatlılardır.
Tam olarak nörotransmitter olmasa da yine aynı başlık altında bulunan endorfin de, dopamin ve serotinin ile tamamlayıcı işlevler gören bir kimyasaldır. Özellikle, vücuttaki ağrı ve acıyı azaltmak için beyin dokuları tarafından üretilen endorfin, vücuda dışarıdan gelen etkiler doğrultusunda uyarıcı etkisi yapan duygulara karşılık vermek üzere dizayn edilmiştir. Bu duygular özellikle, stres, korku ve acıdır. Bu duygulara karşı vücudun güçlü olmasını sağlayan endorfin hormonunun görevini kesintisiz bir biçimde devam ettirebilmesi için spor yapmak çok önemlidir. Yapılan araştırmalara göre 30 dakikalık bir spor, endorfin salgısını 5 kat daha fazla arttırmaktadır. Gıda olarak ise meyveler endorfin hormonu salgısına yardımcı olmakta ön plana çıkar. Meyvelerden en etkili olanı muzdur. Bunun yanında çilek, üzüm ve portakal da mutluluk veren meyvelerdir. Endorfin ve mutluluk ile ilgili bilinmesi gereken özelliklerden birisi de nikotin ile aralarındaki ilişkidir. Dünyada 30 yıldan fazla, Türkiye’de ise yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe dayanan çalışmalar neticesinde, endorfin salgısını etkileyen unsurlardan birinin nikotin olduğu tespit edilmiştir. Nikotin bağımlılarında endorfin salgısı engellenir ve vücut endorfin yerine nikotin kullanmaya çalışır. Endorfin salgılanamadığı için vücuda nikotin alınmadığında endorfin eksikliğinde yaşanan duyguların aynıları ortaya çıkar. Bu sebeple, vücudun normal seyrine dönmesi ve üretim tepkimelerine reaktif olarak nikotin yerine endorfinin girebil-mesi için bağımlılıktan kurtulunması gerekmektedir.
Mutluluğumuzun kimyasını oluşturan bu kimyasallar tabii ki de yüzümüzün gülümsemesinin tek nedeni değildir. Bununla birlikte sağlıklı insanlar mutlu olmaya daha eğilimli olmaları göz ardı edilemez. Dopamin, Serotonin, Endorfin ve daha nice hormonu vücudumuzda denge halinde olmasına yardımcı olmaktan daha iyi bir yaklaşım yoktur. Çünkü bu hormonlardaki dengesizlik yüzünden kimyamızın iyi olamamasını hiçbirimiz istemeyiz. Bunu çözmenin sadece basit egzersizler ve yiyecekler olması da büyük bir şansımızdır.
Serotonin ile ilgili bazı gerçekler:
Serotonin salgısında gerekli olan triptofanın artması konusunda önemli rol oynayan besinlerden birisi de çikolatadır. Çikolatanın sevilmesinin en önemli nedenlerinden biri vücudumuzdaki serotonine olan gereksinimdir.
Diyet yapıyorsanız ve yaptığınız diyet süresince tükettiğiniz besinlerin içinde serotonin üretimi sağlayan triptofan yok ise diyetiniz başarılı olamamaktadır. Diyet listesine azar azar hindi, balık ve soyalı gıdalar eklemekte fayda var.
İtalya’da öğrenciler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, daha önce aşık olmuş öğrencilerin kanındaki serotonin (mutluluk hormonu) oranı, aşık olmamışlara göre %40 daha düşük çıkmıştır.
Kaynaklar:
Maximino, C. (2012) ,Serotonin and Anxiety. New York.
Atay, B. (12 Ocak 2010), Sağlıklı Yaşam, Milliyet Gazetesi.
Roots Yayın Grubu, Cambridge Üniversitesi Yayınları, The Brain,
http://www.roots.group.cam.ac.uk/brain2.html
Scheve, T. (2009) , What are Endorphins?, How Stuff Works,
http://science.howstuffworks.com/life/endorphins.htm
Joanna, A. (2009), The Chemistry of Happiness, Moodstep,
http://www.moodstep.com/the-chemistry-of-happiness/
Leave a reply